|
Siir aksamlarinin devami gelecek mi |
|
Perşembe, 06 Temmuz 2006 |
|
- Bütün bu olanlardan sonra madde madde söylenecek sözümüz olmalı:
Murat Kapkıner`in eleştirisi haklıydı. Başkan Yılmaz`ın karşı tepkisi de haklıydı. Bu nasıl adalet diyecek olan okurlar, siz de haklısınız! Önce sorunun kaynağına gidelim bakalım başka haklı olanlar da var mı? On iki yıldır düzenlenen şiir programları adı üstünde şiir okunan programlar. Yani şiirin de içinde yer aldığı bir şenlik durumu yok ortada. Son iki yıldır yaşananlardan yola çıkacak olursak, haklı olarak Dursunbey ilçesinin kendini gösterme iddiası taşıdığını görürüz. Bürokrasinin ilgisini ilçeye çekmek isteyen başkan, milletvekillerini ve bakanları ilçede ağırlamak, bir yandan da şairleri bürokrasiyle `barıştırmak` amacında. Bu yapılırken ne yazık ki şairlerin duyarlılığı geri planda kalıyor. Geçtiğimiz yıl Tarım Bakanı`nın korumalarına ezilmekten son anda kurtulan şairler, programın şiir ağırlıklı olduğunu hatırlatmak zorunda kalıyorlar. Kapkıner de programa eklenen müzikle ilgili bilgi verilmesinden yana olduğunu hatırlattı. Yani içinde `şiir` de olan bir program duyurulmuş olsa mesele kalmayacaktı. Benim görüşüm, gelecek yıl yapılacak şiir etkinliğine Kapkıner yine davet edilmeli. Başkan durumun nazikliğini göz önüne alarak profesyonel bir ekiple iyi bir etkinlik gerçekleştirip, taşları yerli yerine oturtabilir, tabi şiirleri de. Kültür Bakanını çağıranlar elbetteki yöreyle ilgili bilgi vermek, onun ilgisini çekmek isteyecekler. Bu son derece doğal bir durum. Öğretmenevi`nde gecenin ikisinde bakanın sinevizyon eşliğinde ilçenin güzellikleri hakkında bilgi alması ve yapmayı düşündüklerini kendisini dinleyenlerle paylaşması, ilk kez protokol dışı `ilgili` bir bakanla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Rahat tavırlarıyla dikkat çeken Bakan, eğer iyi danışmanlara sahip olursa, yapmayı düşündüklerini hayata geçirebilir ve medyanın numaralarından da emin olabilir. - Bakanın sürekli uyuduğundan söz eden medya. İşin gerçek yüzünü açıklıyorum. Bakan uyumuyor ama bakanı uyutmaya çalışıyorlar. Çünkü bakanı çağıranlar `kısa ve öz` içeriklerden yoksun programlar hazırlıyorlar. Eğer o yoğunluğu ben yaşıyor olsaydım inanın, çaktırmadan kaytarırdım!
- Dursunbey yapılamayanı yaptı ve Suçıktı`da az fireyle şairleri bir araya getirdi. Bundan sonrası için daha dikkatli bir program hazırlayarak protokolü ayrı programlarda ağırlayabilirler. Mesela milletvekillerine ayrı bir şiir gecesi düzenlemek fena olmaz. Malum Ankara`daki yoğunluk milletvekillerini şiirden koparıyor. Üstüne bir de şairleri dinleyince haliyle şairlik damarları kabarıyor. Öyleyse milletvekillerine de bir gece….
- Suçıktı devam etmeli…
|