Favorilerime Ekle
Ana Sayfam Yap
Ana Menü
AnaSayfa
İlanlar
Haberler
HaberAra
Şiir Akşamları
Belediye
Kaymakamlık
Kardeş Siteler
Balat Gazetesi
Dursunbey Hakkında
YÖREMİZDEN
Duyurular
Fotoğraflar
V i d e o l a r
Türkülerimiz
Sunu Dosyaları
E-Card Gönder
Panayır Resimleri
Ulaşım
Şehir Rehberi
Telefon Rehberi
Ziyaretçi Defteri
AKIL DEFTERİ
Forumlar
Yazarlarımız
İhaleler
E-Devlet
Online Oyunlar
Seçim Sonuçları
Dursunbeyliler Grup
Size ÖZEL !
Üyelerimiz
Blog Yazıları
Websiteni Ekle
Mesaj Gönder / Al
Bilgilerini Güncelle
Duyurular & İlanlar
Mehmet AKKUŞAK ve Ömer TURGUT'un torunları (İsmail AKKUŞAK'ın oğlu) Mehmet AKKUŞAK'ın 3 Ağustos 2008 günü Sünnet merasimi vardır....
DURSUNBEY online ÇARŞI
Hoşmerim
Hoşmerim
yTL4.00
Sepete Ekle

Günün Sözü
D U R S U N B E Y . C O M D U R S U N B E Y . C O M - Bir koyun atladı diye
İstatistikler
Üyeler: 860
Haberler: 418
Web Bağlantıları: 37
Ziyaretçiler: 1555732
Kimler Online
Şuanda 5 konuk çevrimiçi
D U R S U N B E Y . C O M D U R S U N B E Y . C O M - Bir koyun atladı diye Bu Sayfaya
Takvim
 
Pa Ps Sa Ça Pe Cu Ct
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
Bugün : Cumartesi 4 Eylül 2010

Yazarlarımız: Erkan BAL
Ateş yine düştüğü yeri yakıyor
Yazarlarımız: Ahmet Erdoğan
Bir koyun atladı diye
Bir koyun atladı diye
Cuma, 26 Aralık 2008
Hatırlarsınız, 2005 Temmuz ayında Van’ın Gevaş ilçesine bağlı İkizler köyünde 1500 koyun sürüsünden 363’ü LİDER KOYUNU takip ederek uçurumdan atlamıştı da, diğer koyunlar da “acaba orada bir şey mi var” bilinçaltıyla uçuruma atlamış ve 363 koyun kendi kendini telef etmişti. 

Ne oluyor ya “yoksa sen bize koyun mu demek istiyorsun” diye horozlanmayın hemen. bir şeyler düşünüyoruz ve düşüncelerimizi anlatacağız herhalde. Yazının sonunda bizi asacaksanız asın, çarmıha gerecekseniz gerin ama şu sürü psikolojisini iyice masaya yatıralım bakalım. 

Sürü psikolojisi ile toplum psikolojisi arasında fazla bir fark olmadığını düşünmeye başladık son zamanlarda. Çok örtüşen ve uyuşan tarafları var. “Lafı geveleme lan, ne biliyorsan konuş” diye de kabarmayın hemen. Düşünüyoruz dedik ya…

İnternet icat oldu mertlik (gerçekten) bozuldu. Ama bozulması da iyi oldu. Kalem, kağıt derdi yok. Postane derdi yok, pul parası derdi yok. Yaz babam yaz. Salla babam salla. Ha şunu diyecektik. Bazı siteleri dolaşıyoruz (adına sörf diyorlar ama biz beceremiyoruz) örneğin itiraflar, yazışmalar, makaleler, yorumlar ve benzerleri. Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli yerlerinden insanlar bir şeyler yazıyorlar, bir şeyler söylüyorlar. Hepsine gerçekten yürekten saygımız var. Biz işin psikolojik ve bilinçaltları boyutuna baktığımızda “sürü psikolojisine” çok yakın örtüşmeler gözleniyor. Örneğin herhangi biri, herhangi bir konu yazdı mı diğerleri “benim de aklıma geldi” şeklinde benzer konunu etrafında öz de aynı, şekilde az farklı dönüp dolaşıyorlar. Sanırım buna “gündem” diyorlar… “Gündemi yakalamak, güncel olmak, güncel olay veya konu” gibi… Daha canlı bir örnekler mi? Örneğin bugün gündem AB, örneğin gündem Anelka’nın Konyaspor’a elle attığı gol, örneğin başbakanın “AB müzakerelerini hazmedemeyenler olabilir” dediği gibi… Toplum önlerine konulan konuların etrafında halay çekerek güncel ve günlük yaşamayı sürdürüyorlar, anlatmak istediğimiz budur.

Alın iki örnek daha: Bir itiraf sitesinde yayınlanan iki örnek bu tezimizi doğrular çizgidedir:
1- Babam şu anda Türkiye'nin AB ile müzakerelere başlamasına binaen şükür namazı kılıyor. Hayırlısıyla...
2- Karşı komşumuzun arefe günü getirdiği helvayı "Ramazan" nedeniyle dağıttığını düşünürken, "Oğlum bizi Avrupa'ya aldılar, şimdi inşallah Amerika'ya da alırlar" dedi.

Peki siz bu anlatımlardan ne çıkarabilirsiniz? Gündem AB müzakereleridir ve insanlarımız bu oyunun etrafında “mendil kapmaca” oynamaktadırlar. İşte burada sürü veya toplum psikolojisinin (farkında olmadan) bilinçaltı otomatikman devreye girmekte ve “acaba orada ne var?” dürtüsüyle o hedefe yoğunlaşmaktadır. Tabi ki bunda özellikle görsel medyanın çok önemli payı vardır.

İnsanlar gördüklerini taklit eder. Oğlan babayı, kız anneyi, çırak ustayı taklit eder. Taklitteki kastımız “örnek almak”tır. Medyada “toplumları ve insanları” yönlerdirir ve şekillendirir. Atıyoruz: TV kanalının biri bir geyik yapsa da, “sabah saat 6’da çok büyük deprem olacak, milyonlarca insan ölecek” dese ve bunu görsel efektlerle süslese, seyreyleyin gümbürtüyü. Bu örnek ve özellik sadece GÖRSEL medya içindir. Yazılı medyanın bu derece bir etkisi yoktur. Atıyoruz: Yüzlerce internet sitesi var. Hangisi neyi, ne kadar etkilemiştir. İrternet siteleri görseldir ama yazılıdır. Çünkü, örneğin görsel efektleri kullanma yetenekleri yoktur, teknik olarak da mümkün değildir. Ama herhangi bir TV kanalı, evlerimizde ve hatta yatak odalarımızda dahi beyinlerimizi ve duygularımızı etkileme gücüne sahiptir.

İnternet sitelerinin en olumsuz ama “bizce en olumlu” yönü “sanal diyaloglardır”. Şu veya bu şekilde sanallaşan insanların bu şekillerde “deşarj” olduklarını ve rahatladıklarını düşünüyoruz. Kısa bir örnekle açalım: Kilisenin papazına bir şeyler anlatma (ki buna günah çıkarma diyorlar) ihtiyacı duyan insanoğlundaki bilinçaltı ne ise, sanallaşan insanlar ve insan ilişkilerindeki bilinçaltı da odur. Kimse görmüyor, bilmiyor ama siz normal veya anormal olan çok şeyi internet başında yapabiliyorsunuz… Belki bardağın yarısı dolu mantığı ile bakıyoruz ama çok çok aykırılıklar olmadığı sürece “sanallaşan insanlara ve insan ilişkilerine” saygı duyuyoruz… Çünkü insanlar, çok büyük kalabalıkların içinde, gerçekten çok yalnızlar…

İnsanları metrolarda, vapurlarda, banliyölerde dikkatle izleyin. İnsanların günlük hayatın içinde diğer insanlarla kurduğu ilişkilere, diyaloglara bakın. Bir insanın 24 saat içindeki yaşam sürecini irdeleyin, en sonunda çok sosyal insanın bile çok yalnız olduğunu göreceksiniz. Siz insanların kariyer ayaklarına yatıp, burnu bir karış havalarda kasım kasım kasıldıklarına bakmayın. Birçoğunun içinde yalnızlık hastalığı vardır. Vardır ama onlar farkında değildirler.

Sürü psikolojisi ile uçuruma atlayarak telef olan 363 koyuna “toplu koyun intiharı” ismi konuldu. Bu isim yanlıştı… Sürü psikolojisinin temelinde yatan meraktır… Diğer koyunlar “acaba orada ne var ki bizim arkadaşlardan biri atladı” diye ilk koyunun arkasından atladılar. Diğer koyunların bir diğer merakları da şöyleydi: “Acaba ilk koyun orada daha iyi bir ot buldu da, diğerleri yemesin diye mi hızla atladı” şeklindeydi. Hayvanlar için “sürü psikolojisi”, insanlar için de “toplum psikolojisi” diyorlar… Peki arada çok fark var mı, yok mu? Lütfen bilenler parmak kaldırsın..

“Olaydan sonra konuşan sürünün çobanı İsmet Merhametli, 20 yıldır çobanlık yaptığını böyle bir olayla ilk kez karşılaştığını dile getirdi. Merhametli, “Ben kahvaltı yaparken koyunlar biri 15 metre yükseklikten atladı. Bunu gören diğer koyunlar da peşinden atlamayı sürdürdü. Neye uğradığımı şaşırdım. Koştum ama onları kurtarmaya yetişemedim” dedi.” Çobanın soy ismi de bayağı ilginç değil mi: “MERHAMETLİ”

“Yahu birader lafı geveleme, adam gibi konuş” diye üstüme varmayın benim. Düşünüyoruz, kendimizce…

Çok büyük ve çok popüler bir yazarımız bugünkü (07.10.2005) köşesindeki yazılarının birinin, bir yerinde şöyle yazmış: “Avrupa Birliği Türkiye'yi bütün kültürel ve toplumsal renkleri ile üyeliğe kabul edilebilir olarak görürken, siz hala "Bunlar Türkiye'yi temsil etmiyor" diye kendinize benzemeyenleri düzen dışı kabul ederseniz "Üniter Bölücülük" yapmış olmaz mısınız? Askerlik mesleğinin mensubu olduğunuzu düşünün. Bu meslekteki bütün modernizasyonun Batı Avrupa'yla işbirliği ile başladığını bileceksiniz, Von Moltke'yi okuyacaksınız, Cumhuriyet döneminde NATO ile ordunuzu Batı stratejisine entegre edeceksiniz. Sonra sivil toplum Avrupa Birliği ile entegrasyon yoluna girince, bunu milli menfaatlere aykırı bulacaksınız. Hem "Atatürkçüyüm" diye nutuklar atacaksınız. Hem de, Atatürk'ün bir gecede Latin alfabesini, bir gecede Medeni Kanun'u Türkiye'ye kabul ettirdiğini görmezden gelip, "Bunlar Avrupalı olmak için taviz veriyor" diye de çığlıklar atacaksınız.”

Kaygımız, AB ile müzakerelere ilk AKP başladı diye değildir beyim. Kaygımız politik değildir beyim. Kaygımız Çanakkale’de ölenlerin ne için öldüğüdür beyim. Kaygımız Kurtuluş savaşının ne için yapıldığıdır beyim… Kaygımız “Ayşe tatile çıksın” niye denildiğidir beyim… Esnaf kan ağlıyor, çiftçi kan ağlıyor, üretici kan ağlıyor beyim, halimiz nicedir, anlayabilir misin bilemeyiz. Anadolu çok perişan beyim. Esnaf 100 milyonluk senedini bile ödeyemiyor, senetleri protesto oluyor… Bakmayın her evde televizyon olduğuna, evlerdeki televizyonlar bile icralık… Yapmayın beyim, etmeyin beyim, anadolu kan ağlıyor. Bizi bu kadar ucuza harcamayın beyim… Siz sırça köşklerde oturursunuz, biz otururuz kiralık evlerde… Siz okutursunuz çocuklarınızı Amerikalarda, Avrupalarda, biz okutmaya çalışırız (zorunlu olarak) devletin okullarında… Vallahi beyim siz büyük insanlarsınız, siz her şeyi bilensiniz. Siz çağdaşsınız, aydınsınız. Bizi hoşgörün, biz cahil, biz garip… Yemeyin Allah aşkına bizi…

Ya arkadaş, bir koyun uçurumdan atladı diye diğer koyunların da uçurumdan atlamalarına gerek var mı? Yok ama sürü psikolojisi işte… Biz insanız, koyun değiliz ki her gidenin arkasından gidelim. Gücünüz yeterse sallandırın bizi. Gücünüz yeterse çarmıha gerin… Ama bir de bize sorun bakalım madalyonun öteki yüzünü…

AK ile KARA bir araya gelebilir mi? “Barbar Türkler” söylemini bırakabilirler mi Avrupalı dostlarımız? İşi Allah’a kalmış bir toplum, türbelerden, yatırlardan medet umarken, tarikat (tarikatçılar cemaat diyorlar buna) ehli insanlar en üst kademelerde boy gösterirken ve hala insanlara çadırlarda bir kap yemek vererek “hayırsever görünüp” Allah’a “bak ben ne kadar hayırseverim” diye zarflar atılırken, turistlere orada, burada topluca tecavüz edilirken 15-20 yıllık bir rüyaya yatmak, gerçekten doğru mudur?

Üniversitelerinin, biliminin, teknolojisinin, medyasının sınıfta kaldığı bir ülkeyi fantezi dünyasına hapsetmek, gerçekten ne kadar doğrudur?

“Medeniyet tek dişi kalmış canavar” diyen Mehmet Akif’i yıllarca referans alıp ve gösterip, bugün ise “Medeniyetler buluşması ve birliği” diye demagoji yapmak ne kadar doğrudur?

Bu işte kan uyuşmazlığı var dostlar… Bu çocuk sakat doğar, bilesiniz…

Biz AB’ye kuru kuruya karşı değiliz. Bizim hedefimiz tek dünya, tek devlet. Alın size fantazi ise, fantezi. Böyle bir şey olur mu? Olmaz. Eğer dünyanın bir ucunda bir insan acı çekiyorsa ve biz o acıyı paylaşamıyorsak, insan olduğumuzdan utanırız. Ve yüce rabbim, “Dünyada insanlık için ne yaptın?” derse, bir cevabımız olsun isteriz kendimizce…

Bosna’daki insanlara üzülen insanların, Irak’taki insanlara üzülmemesi bir insanlık ayıbı ve çelişkisi değil midir? 10 çeşit yemekle iftar açan insanlar, neyin peşindedir? Bir kilo yağ, bir kilo şeker, bir kilo çay ile “hayırseverlik” şovları yapan insanlar neyin peşindedir? Bu dünyada olduğu gibi, öteki dünyada da en ön sıralarda oturmayı mı amaçlamaktadırlar?

Ah ulan koyun neler açtın başıma.. Son bir soru: Sizin yüreğiniz var mı arkadaş???

Ahmet ERDOĞAN
Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Yorumunuz yukarıdaki konu ile ilgil olmak zorundadır.
İsim : E-posta :
Yorum :
J! Reactions Commenting Software
General Site License
Copyright © 2006 S. A. DeCaro

İzlenme :2149

Yorum yaz
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki
DURSUNBEY CANLI SOHBET

ÜYELERİMİZDEN

mb.111
Şehir:
ÜYE GİRİŞİ
Oturum Aç
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Çok Arananlar

com dursunbey dursunbey köyleri belediye okullar kereste liseler köyler ismailler köyü

Anket
Sitemize ne sıklıkla bakıyorsunuz?
 
Dondurmacı Tavşan
Dondurmacı Tavşan
Beğenilme:
Tıklama:462
Çok Okunanlar
Çok Oy Alanlar
Resimlerimiz
SİTEDEKİ ZİYARETÇİ YORUMLARI
Hepimizin Başı Sağolsun..Ağabeyin,abisinin ve ablasının mekanları cennet olsun...
............ haberi oku

slm hemşehrilerim memleket özlemi çok gerçekten zor zor dağını taşını suyunu özledim şuan konya...
............ haberi oku

OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.