|
Perşembe, 09 Kasım 2006 |
- Hangi akıllı, kamyonlar rahat geçsin diye caddedeki ağaçları keser?
- Kaldırımları yayaların yürümesi dışında her işe yarayan tek ilçe Dursunbey’ midir?
- Halk eğitim merkezi neden bir ilkyardım kursu düzenlemez?
- Öğrenciler adı ders olunca neden bilgisayarı bile eziyet gibi algılar?
- Dirisinden fayda olmayanın ölüsünden medet ummak bir Türk geleneği midir?
- Kaybetmek alınyazısı mı yoksa genetik bir kader midir?
- Kapımın önüne hurda bir araba koysam, başkaları garaj diye kullanmaktan vazgeçer mi?
- Çizgi roman okumadan adam olunur mu? Oldum diyen adam sayılır mı?
- Sürekli yer değiştiren bir deniz fenerine kim güvenir?
- Hiçbir yere gitmeyen trene kimler biner?
- Sizin de kapınızın önünden geçerken selam vermeyen yakın arkadaşlarınız var mı?
- Tarihi geçmiş ürün, tarihi eser mi sayılır da hala rafta durur?
- Evde televizyondan sonra kimin sözü geçiyor?
- En son ne zaman kırık pirinçle pilav yaptınız?
- Yapılmadığı söylenen hayvan itlaflarından küçük köpekler muaf tutulamaz mı?
- Çıktığın tuvaletin görüntüsü düşürdüğün kartvizitin değil midir?
- Neden bazılarımız yükselirken dostlarının tepesine basar?
- Her dediğinize peki diyen biri iyi bir insan mıdır?
- Çocuk öldürenler yaşamayı hak ediyorlar mı?
- Sokağa mal koyacaksak, neden dükkanlara kira ödüyoruz?
- Tez gelen her akşam, ömürden giden kısa bir gün sayılmaz mı?
- Otobüsler niye ayakta giden yolculardan aynı parayı alır?
- İnsanı neden en çok sevdikleri yaralar?
- Kaç gram ekmek, kaç paraya satılıyor?
- Size de bazı fırınlar ekmek yapmayı bilmiyor gibi geliyor mu?
- En son ne zaman öfkenizi yendiniz?
- Beni gerçekten okuyor musunuz?
- Evde çöpleri kim döker?
- Emin misiniz?
| | Yorum yap | Yorum yaz | İzlenme :2726 | Devamını oku...
|
|
Pazar, 22 Ekim 2006 |
|
Her zamanki gibi mübarek Ramazan ayı bir tatlı huzur vererek geldi, gidiyor… Ne zamandı ilk sahur, ne çabuk bayram geldi. Garip bir şaşkınlık ve hüzün içerisinde yüreklerimiz… Bayram geliyor. Klasik bayram mesajları, durmadan aynısı tekrarlanan bayram hutbeleri bizi bekliyor. Peki en azından bayramlaşmayı biraz değiştirsek olmaz mı? Hava güzel olursa (pastırma sıcakları gelecek diyor meteoroloji) Cumhuriyet meydanında bayramlaşmaya ne dersiniz? Madem Ramazan çadırı kurduk. Hadi bayram çadırı da kuralım bir yere. Ama Nasrettin Hocanın türbesi gibi sadece üstü kapalı olsun. Çoluk çocuk 1 saat hep birlikte eğlenelim koca kasaba. Tepsiyi kapan gelsin. Birbirine baklava, şeker, lokum ikram etsin. Balonlar uçuralım çocuklarla birlikte neşeyle. Büyük küçük demeden selamlaşalım, sarılıp kucaklaşalım tanıdık, tanımadık herkesle. Küslük, dargınlık hepsi kalıversin bir yerde, çocuk kavgaları gibi saman alevi misali sönsün gitsin her tatsızlık. Sağlığımız yerindeyse unutuverelim dünya dertlerini 3günlük bayram için de olsa. Bırakın şu protokolleri, siz bize gelmediniz ki; biz size gelelim demeleri. Şu saatte şu | | Yorum yap | Yorum yaz | İzlenme :2625 | Devamını oku...
|
|
Pazartesi, 16 Ekim 2006 |
|
Medyanın insan üzerindeki etkilerini hepimiz az çok biliyoruz. Özellikle aptal kutusu denilen Televizyonların etkisi konusunda ne derece bir farkındalık içindeyiz bilmiyorum. Tvlerin yeni nesillerin gelişiminde etkisi üzerine bir araştırma yapıldı mı. Bu konuda milli bir politika var mı haberim yok. Ancak hepimiz kadar bende şunu iyi biliyorum ki izlenme rekorları kıran Kurtlar vadisi dizisinden sonra ülkede bir külhanbeyi patlaması oldu. Herkes Ali Kıran baş kesen Polat Alemdarlığa özenmiş olsa gerek ki kendi işini kendi çözer oldu. Okullarda en ufak bir şey yüzünden gençler birbirine bıçak çekecek, hatta silah bulup adam vuracak kadar ileri götürdüler işi. Bir yandan kız arkadaşlarının cep teli ile gizli resimlerini çeken bunu internete göndermeyi matah sayan, diğer yandan kız davası yüzünden arkadaşını bıçaklayan bir gençlik yetişmesinin sorumluluğunu kimse üstlenmiyor, görmezden gelmekle yetiniyor. 80 li yıllarda TV’deki bir çorap reklamında kendisine iltifat edenlere Ajda PEKKAN ‘Teveccühünüz!’ diye karşılık veriyordu. Bu ifade kızların dilinde pelesenk olmuştu adeta. Osmanlıca bu kelime kısaca ‘Çok naziksiniz, iltifat ediyorsunuz’ manasına geliyordu. | | 1 yorum yapılmış | Yorum yaz | İzlenme :1541 | Devamını oku...
|
|
Cuma, 29 Eylül 2006 |
|
Tamir bakım zamanımız geldi ey insanoğlu. Her türlü abur cuburu yiyip, içerek çöp tenekesine çevirdiğimiz midemizin bakıma alınma zamanı. Harama bakmaktan, ibadetleri ihmalden sabıkalı ruhlarımızın yenilenme mevsimi. Her türlü haylazlık, yaramazlıktan uslanmayan gönüllerin yıkanma, durulanma günleri. Büyük, küçük her türlü kötülükten korunma, sakınma zamanları. Ramazan geldi Hoş geldi. Bu Ramazan başka bir şeyler yapalım. Oruç tutup, namaz kılmanın, kuran okuyup ibadet etmenin yanında eksik parçalarımızı da tamamlayalım, insan-ı kamil olmanın yolunda bir adım daha atalım. | | Yorum yap | Yorum yaz | İzlenme :1384 | Devamını oku...
|
|
Perşembe, 14 Eylül 2006 |
|
(Tüm Öğretmen, veli ve sayın yöneticilerimizin okuması dileğiyle) Çocuk insanın ve toplumun geleceğidir. Her insan kendi neslinin devamı olarak çocuklarının daha iyi yetişmesini ve daha güzel bir geleceğe hazırlanmasını ister ve bunun için elinden geldiğince çaba gösterir. Bu yüzden çocuklarımız umudumuz, yarınlarımızdır. Yaz tatilinde çocuklarımız ne yaptı ne kadar biliyoruz. Bazılarımız onları meslek edinsin diye bir usta yanına verdi, yaşı tutanlar camilerde Kuran eğitimi aldılar, bazıları sokaklarda simit sattı, bazıları da gezdi, tozdu, eğlendi. Bazıları ise her alanda bize yardımcı, işimize destek oldular. Kimileri de yoğun bir tempo ile gelecek sınavlar için ders çalıştılar. Ne yapmış olursa olsun oyun oynamak her çocuğun hakkıdır. Oyun oynamayan çocuğun gelecekte asosyal bir kişilik haline gelmesi ya da hayatı kavramakta zorlanması kaçınılmazdır. Bu anlamda çocuklar gezip, tozup oyun oynamış dahi olsalar buna da bir kazanım gözüyle bakılmalıdır. Bir kafe işletmecisi olarak para kazanmanın yanında aynı zamanda bir baba olmanın da bilinciyle elimizden geldiğince çocuklara ve gençlere de yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bu yazıda istedim ki tespitlerimizi aktarayım ve ailelerden, öğretmenlere oradan yöneticilerimize kadar herkes bunlardan faydalansın. Bugünün çocukları | | Yorum yap | Yorum yaz | İzlenme :1592 | Devamını oku...
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 37 - 45 / 57 |